mine.varol.sitemynet.com
HABER ABC

İlimiz Aksaray
Tarih
Sanat ve kültür
Aşık Molla
Medya
İçimizdekiler
İz Bırakanlar
Şehitler
Turizm
Haberler
Gözlemler
Terör'ün arkası
Tanıtım Sayfası
Sağlık ve çevre
AKP Dönemi
Adresler
Gösterge

İlimiz Aksaray


Aksaray

Aksaray


hasandagi

"Allah size, emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emrediyor..."

Nisa Sûresi, Âyet : 58

Aksaray

TÜRK BAYRAĞI

GENÇLİĞE HİTABE

Ey Türk gençliği ! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dahilî ve harici bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve Cumhuriyet'i müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!

Gazi Mustafa Kemâl ATATÜRK
20 Ekim 1927

GENELKURMAY BAŞKANLIĞI BASIN AÇIKLAMASI

GENELKURMAY BAŞKANLIĞI BASIN AÇIKLAMASI

TARIH : 27 NİSAN 2007
NO : BA - 08/07

Türkiye Cumhuriyeti devletinin, başta laiklik olmak üzere, temel değerlerini aşındırmak için bitmez tükenmez bir çaba içinde olan bir kısım çevrelerin, bu gayretlerini son dönemde artırdıkları müşahede edilmektedir. Uygun ortamlarda ilgili makamların, sürekli dikkatine sunulmakta olan bu faaliyetler; temel değerlerin sorgulanarak yeniden tanımlanması isteklerinden, devletimizin bağımsızlığı ile ulusumuzun birlik ve beraberliğinin simgesi olan milli bayramlarımıza alternatif kutlamalar tertip etmeye kadar değişen geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır.

Bu faaliyetlere girişenler, halkımızın kutsal dini duygularını istismar etmekten çekinmemekte, devlete açık bir meydan okumaya dönüşen bu çabaları din kisvesi arkasına saklayarak, asıl amaçlarını gizlemeye çalışmaktadırlar. Özellikle kadınların ve küçük çocukların bu tür faaliyetlerde ön plana çıkarılması, ülkemizin birlik ve bütünlüğüne karşı yürütülen yıkıcı ve bölücü eylemlerle şaşırtıcı bir benzerlik taşımaktadır.

Bu bağlamda;

Ankara'da 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kutlamaları ile aynı günde kuran okuma yarışması tertiplenmiş, ancak duyarlı medya ve kamuoyu baskıları sonucu bu faaliyet iptal edilmiştir.

22 Nisan 2007 tarihinde Şanlıurfa'da; Mardin, Gaziantep ve Diyarbakır illerinden gelen bazı grupların da katılımı ile, o saatte yataklarında olması gereken ve yaşları ile uygun olmayan çağ dışı kıyafetler giydirilmiş küçük kız çocuklarından oluşan bir koroya ilahiler okutulmuş, bu sırada Atatürk resimleri ve Türk bayraklarının indirilmesine teşebbüs edilerek geceyi tertipleyenlerin gerçek amaç ve niyetleri açıkça ortaya konulmuştur.

Ayrıca, Ankara’nın Altındağ ilçesinde "Kutlu Doğum Şöleni" için ilçede bulunan tüm okul müdürlerine katılım emri verildiği, Denizli'de İl Müftülüğü ile bir siyasi partinin ortaklaşa düzenlediği etkinlikte ilköğretim okulu öğrencilerinin başları kapalı olarak ilahiler söylediği, Denizli'nin Tavas ilçesine bağlı Nikfer beldesinde dört cami bulunmasına rağmen, Atatürk İlköğretim Okulunda kadınlara yönelik vaaz ve dini söyleşi yapıldığı yolunda haberler de kaygıyla izlenmiştir.

Okullarda kutlanacak etkinlikler, Milli Eğitim Bakanlığı'nın ilgili yönergelerinde belirtilmiştir. Ancak, bu tür kutlamaların yönerge dışı talimatlarla yerine getirildiği tespit edilmiş ve Genelkurmay Başkanlığınca yetkili kurumlar bilgilendirilmesine rağmen herhangi bir önleyici tedbir alınmadığı gözlenmiştir.

Anılan faaliyetlerin önemli bir kısmının bu tür olaylara müdahale etmesi ve engel olması gereken mülki makamların müsaadesi ile ve bilgisi dahilinde yapılmış olması meseleyi daha da vahim hale getirmektedir. Bu örnekleri çoğaltmak mümkündür.

Cumhuriyet karşıtı olan ve devletimizin temel niteliklerini aşındırmaktan başka amaç taşımayan bu irticai anlayış, son günlerdeki bazı gelişmeler ve söylemlerden de cesaret almakta ve faaliyetlerinin kapsamını genişletmektedir.

Bölgemizdeki gelişmeler, din ile oynamanın ve inancın siyasi bir söyleme ve amaca alet edilmesinin yol açabileceği felaketlerin ibret alınması gereken örnekleri ile doludur. Kutsal bir inancın üzerine yüklenmeye çalışılan siyasi bir söylem veya ideolojinin inancı ortadan kaldırarak, başka bir şeye dönüştüğü, ülkemizde ve ülke dışında görülebilmektedir. Malatya'da ortaya çıkan olayın bunun çarpıcı bir örneği olduğu ifade edilebilir. Türkiye Cumhuriyeti devletinin çağdaş bir demokrasi olarak, huzur ve istikrar içinde yaşamasının tek şartının, devletin Anayasamızda belirlenmiş olan temel niteliklerine sahip çıkmaktan geçtiği şüphesizdir.

Bu tür davranış ve uygulamaların, Sn. Genelkurmay Başkanı'nın 12 Nisan 2007 tarihinde yaptığı basın toplantısında ifade ettiği "Cumhuriyet rejimine sözde değil özde bağlı olmak ve bunu davranışlarına yansıtmak" ilkesi ile tamamen çeliştiği ve Anayasanın temel nitelikleri ile hükümlerini ihlal ettiği açık bir gerçektir.
Son günlerde, Cumhurbaşkanlığı seçimi sürecinde öne çıkan sorun, laikliğin tartışılması konusuna odaklanmış durumdadır. Bu durum, Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından endişe ile izlenmektedir. Unutulmamalıdır ki, Türk Silahlı Kuvvetleri bu tartışmalarda taraftır ve laikliğin kesin savunucusudur. Ayrıca, Türk Silahlı Kuvvetleri yapılmakta olan tartışmaların ve olumsuz yöndeki yorumların kesin olarak karşısındadır, gerektiğinde tavrını ve davranışlarını açık ve net bir şekilde ortaya koyacaktır. Bundan kimsenin şüphesinin olmaması gerekir.
Özetle, Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk'ün, "Ne mutlu Türküm diyene!" anlayışına karşı çıkan herkes Türkiye Cumhuriyeti'nin düşmanıdır ve öyle kalacaktır.
Türk Silahlı Kuvvetleri, bu niteliklerin korunması için kendisine kanunlarla verilmiş olan açık görevleri eksiksiz yerine getirme konusundaki sarsılmaz kararlılığını muhafaza etmektedir ve bu kararlılığa olan bağlılığı ile inancı kesindir.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.

* "Çatışmaya sürükleniyoruz"
Erdoğan'ı "İhanet lafını çok kullanma" diye uyaran Baykal: Çatışma ortamına gidiyoruz

Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN  AKP'ye seslendi :  "Katillerle işbirliği yapıyorlar" - EURO TÜRK Televizyonu,  02.09.2006

Prof. Dr. Necmettin ERBAKAN AKP'ye seslendi : "Katillerle işbirliği yapıyorlar"
EURO TÜRK Televizyonu - 02.09.2006

AKP,
° Kuzey Irak'ta Amerika'lı askerlerce Türk askerinin başına çuval geçirilirken
° ABD Silahlı Kuvvetleri hazırladığı haritada Türkiye'nin doğusunu Kürt devleti olarak gösterirken
° İsrail Ajanları PKK'lıları silahlandırarak eğitirken
Tepki gösterdi mi?

Devleti sadece seçilmişler yönetmezler!

Başbakan'ın « Çankaya » dediği makam ülkemizin en üst makamıdır. Alt üst münasebetlerine göre (yani hiyerarşik olarak) Başbakan'ın tek sorumlu olduğu makam da Çankaya'da bulunan Cumhurbaşkanlığı Makamı'dır. Hiç kimseninin hiç bir makamı aşağılamaya veya hedef göstermeye hakkı yoktur.
AKP döneminde kural dışı sık sık bu tür söylemlere şahit olmamızdan üzüntü duyuyoruz.
Herkesi bu konuda duyarlılığa davet ediyor, Cumhurbaşkanlığı ve Genel Kurmay Başkanlığı gibi kurumları aşağılayıcı, hafife alıcı söz ve davranışların sahiplerini kınamaya çağırıyoruz !

Hamit ERGÜL
Ankara - 09.12.2006

Cumhurbaşkanı Sezer : "Bana bilgi verilmedi"

Büyükanıt'ın ardından Cumhurbaşkanlığı'ndan da "Sezer doğrudan ya da dolaylı hiçbir biçimde bilgilendirilmedi" açıklaması geldi.
....
Radikal Gazetesi - 10.12.2006

Başbakandan sert yanıt : " Çankaya'ya mi soracagiz "

° Hükümetin Kıbrıs'a ilişkin liman açma önerisinde Genelkurmay Başkanlığı'na bilgi verip vermediğine dair tartışmalar, dün farklı bir boyut kazandı.
......
Hürriyet Gazetesi - 10.12.2006

Baykal, Başbakan Erdoğan'ı Sert Bir Dille Eleştirdi

Baykal'dan Erdogan'a: Lise Münazara Ekibi Üyesi Olmaktan Çık, Devlet Adamı Ol

İstişare veya fikir alışverişine neden başvur muyorlar?

AKP yöneticileri ülkemizin geleceğini yakından ilgilendiren askeri hassasiyeti olan stratejik konularda hangi kıstaslara dayanarak bu tür kişisel kararlarda ısrar ediyorlar?
Neden şeffaflık söz konusu değil!

Mine VAROL
Aksaray - 10.12.2006

AKSARAY

Aksaray, M.Ö. 8. bin yıla kadar uzanan tarihi, günümüze kadar hüküm süren çeşitli medeniyetlere ait kültürel varlıkları, tabii güzellikleri ve ticari bir merkez olması dolayısıyla hiçbir dönemde önemini yitirmemiştir. Kapadokya'nın kapısı konumundaki Aksaray, kültürel varlıkları yanında doğal zenginlikleri ile de ziyaretçilerine değişik ve ilginç tatil olanakları sunmaktadır. Orta Anadolu Bölgesi'nde, tarihi İpek Yolu'nun önemli merkezlerinden birisi olan Aksaray, günümüzde de doğu-batı ve kuzey-güney yönleri arasında uzanan ana bağlantı yollarının kavşağında yer almaktadır. Güzelyurt'u, Ihlara Vadisi, Sultan Hanı, Eğri Minare'si, kış sporları turizm merkezi ilan edilen Hasan Dağı ve Ziga Kaplıcaları ile Anadolu'nun ortasında çekici bir merkez konumuna gelmiştir.

AKSARAY

İLÇELER

¤ Ağaçören :
Ağaçören ilçesi M.Ö. III ve VI y.y.'da Hititler zamanında yerleşim alanı olarak kullanılmış, daha sonra Bizanslılar zamanında Kapadokya sınırları içerisinde kalmıştır. Bu zamana ait belgeler ilçe sınırları içinde kalan Taşkale ve Kilise mevkilerinde ki kalıntılardan anlaşılmaktadır.

¤ Eskil :
Eskil, Tuz gölünün güneyinde Aksaray ili'ne 67 km. Konya ili'ne 115 km. uzaklıkta düz bir ova üzerinde kurulmuştur. Yüzölçümü 1601 km², nüfusu 22.212'dir. Eskil halkı genelde çifçilikle uğraşmakta olup, Buğday, arpa ve şekerpancarı yetiştirmektedir. Ortakuyu, Köşk, Çukuryurt, Hacıeyvatlı (höyüklü), Mutlu, Culfa, Sarsak, Tosun yaylalarında höyükler mevcut olup, buralardan mimari eser döküntüleri, insan, ilah ve ilahe heykelleri kalıntıları çıkmaktadır. Bizanslılardan kalma tiyatro yeri kalıntıları günümüzde mevcuttur.

¤ Gülağaç :
Aşıklı Höyükte Mamasun Barajı nedeniyle yapılan kurtarma kazılarında yörede M.Ö. 8000 yıllarında insan topluluklarının yaşadığı tespit edilmiştir. Gülağaç'a bağlı Saratlı ve Camiliören köylerinde yeraltı şehirleri bulunur.

¤ Güzelyurt :
Gelveri olarak da bilinen Güzelyurt
Günümüzde "Yüksek Kilise" olarak bilinen "Analipsis Tepesi" ve civarında çok miktarda işlenmiş obsidiyenden (volkanik cam) yapılmış taş baltalar ve seramik parçalarına rastlanması, burada "Kalkolitik Çağı" insanının yaşadığını göstermektedir.
Manastır Vadisi, Ihlara Vadisi, Analipsis Tepesi civarındaki "Peri Bacaları", Göreme ve Zelve gibi Kapadokya Bölgesi yüzey şekillerine iyi bir örnektir. Deniz seviyesinden 1485 m. yüksekliktedir. Burada tam bir yayla havası hüküm sürer.

¤ Ortaköy :
İlçede yapılan kazılarda elde edilen buluntular buraların Eski Tunç Çağı'na uzanan tarihini ortaya çıkarmıştır. Büyük Türk mutasavvıfı Yunus Emre'nin türbesi Ortaköy'ün Sarıkaraman kasabası yakınlarındaki Ziyaret Tepesindedir.

Neden İlimize
Demiryolu Düşünülmüyor?

Aksaray ilimize demiryoluyla ulaşım için yetkililerin gerekli girişimleri başlatmalarını istiyor ve bekliyoruz

Mine VAROL
Aksaray - 05.05.2006

Bizim duyurumuzdan iki ay sonra  Konya için HIZLI TREN müjdesi verildi!  Neden Aksaray için  en ufacik bir haber yok?

Ankara-Konya Hızlı Tren Projesi start aldı

09.07.2006 04:30 - Bu haber 10.014 kişi, Mynet Haber bugün 663.305 kişi tarafından okundu

Ankara ile Konya arasını 70 dakikaya indirecek olan Ankara-Konya Hızlı Tren Projesi'nin temel atma töreni bugün gerçekleşti. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, "Bundan sonra 'Git-gel Konya 6.5 saat' değil, 2.5 saat" dedi.

Ankara-Konya Hızlı Tren Projesi start aldı. Projenin hayata geçirilmesi nedeniyle Konya Gar'ın bir tören düzenlendi. Törene, Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer, Konya milletvekilleri, Konya Valisi Atilla Osman Çelebioğlu, Konya Belediye Başkanı Tahir Akyürek ve çok sayıda vatandaş katıldı. Törende konuşan Ulaştırma Bakanı Yıldırım, projenin önemine değinerek, dünyayla rekabet ve çağı yakalamak için hızlı trenin şart olduğunu dile getirdi. Yıldırım, Türkiye'nin son 10 yıl içerisinde iyi yönetilemediğini, ekonomik krizler yaşadığını hatırlatarak, AK Parti hükümetinin bu tabloyu tersine çevirmek için gereken tüm tedbirleri aldığını söyledi. Göreve geldikleri ilk gününde, 'Türkiye'nin 100 yıllık hayali Marmaray Tüp Geçit Projesi'ni hayata geçirdiklerini, ikinci olarak da hızlı tren projelerini devreye soktuklarına işaret eden Yıldırım, "Konya-Ankara Hızlı Tren Projesi ile karayollarının yükünü hafifleteceğiz. 'Git-gel Konya 6 saat yerine, 2.5 saate inecek. Konya artık Ankara'ya, İstanbul'a ve Eskişehir'e daha da yakınlaşacak. Konya'dakiler Ankara'daki akrabalarını günübirlik ziyaret edebilecek. Ankara'daki öğrenciler Konya'daki okullarına günlük gidip gelebilecek" dedi. Bakan Yıldırım, projenin gerçekleşmesinde en büyük katkıyı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın sağladığını belirterek, "Onun desteğiyle demiryollarına son 3 yılda 6 katrilyon liralık kaynak ayırdık. Bu rakam, 50 yılda yapılan yatırım miktarından daha fazla. Bu da bizim hükümetimizin demiryollarına bakışını gösteriyor. Atatürk döneminde demiryollarına yapılan yatırımları, şimdi bizim dönemimizde ayağa kaldırıyoruz" diye konuştu.

Bakan Yıldırım, konuşmasının ardından kendisine Türk-İş Genel Sekreteri ve Demiryol-İş Sendikası Genel Başkanı Ergun Atalay, demiryollarına katkılarından dolayı
Bakan Yıldırım'a teşekkür plaketi verdi. Daha sonra Bakan Yıldırım ve diğer protokol projenin temel atma törenini gerçekleştirdi. Bakan Yıldırım, makinist şapkası takarak projeye start verdi. Projeyle, Ankara-Konya arasındaki 10 saat 30 dakikalık seyahat süresi 1 saat 15 dakikaya, İstanbul-Konya arasındaki 12 saat 25 dakikalık seyahat süresi ise 3 saat 30 dakikaya inecek. Toplam maliyeti 500 milyon doları bulan projenin 2008 yılı sonunda bitirilmesi öngörülüyor.
Düzenlenen törenin ardından ünlü sanatçı Ebru Yaşar da Konyalılar'a unutulmaz bir konser verdi.

Mynet Haber - Ankara-Konya Hızlı Tren Projesi start aldı

ali dibo -  ali dibo'yu tanıyın!

° Almanya'da Kanal 7 ve Deniz Feneri'ne kara para baskını

° AKP, "Deniz Feneri'ne" para toplama izni verdi

° Deniz Feneri Tehlikesi

° Deniz Feneri'ne reklam tepkisi

° Kanal 7 ve Deniz Fenerine Takip

Aksaray için yazınız

Ad,Soyad:

E-mail:

Mesaj: